Sürdürülebilir Kalkınmada Karbon Ayak İzinin Azaltılmasına Yönelik Önermeler

Sürdürülebilir Kalkınmada Karbon Ayak İzinin Azaltılmasına Yönelik Önermeler

Sektör özellikleri, firmaların karbon ayak izi etiketleme uygulamasını, bu etiketlemeye yönelik tüketici tepkilerini ve mali sonuçlarını etkilemektedir. Araştırmacılar karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik yapılan sürdürülebilir kalkınmada, bu firmalarının doğal iş ortamına sahip olması yanında dört özelliği de barındırmaları gerektiğini önermektedirler. Bunlar; • Düzenleme (karbon ayak izi etiketlemesi) • Konsantrasyonların ölçülebileceği endüstriyel yapı • Kamu sorunu […]

Sektör özellikleri, firmaların karbon ayak izi etiketleme uygulamasını, bu etiketlemeye yönelik tüketici tepkilerini ve mali sonuçlarını etkilemektedir. Araştırmacılar karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik yapılan sürdürülebilir kalkınmada, bu firmalarının doğal iş ortamına sahip olması yanında dört özelliği de barındırmaları gerektiğini önermektedirler. Bunlar;
• Düzenleme (karbon ayak izi etiketlemesi)
• Konsantrasyonların ölçülebileceği endüstriyel yapı
• Kamu sorunu değerlendirmeleri
• Bu konuda yönetim taahhütlerini artırma çabası ve isteği
Tüketici davranışını ve endüstri uygulamalarını belirgin bir şekilde etkilemek için, karbon ayak izi etiketlemesinde Kirmani ve Rao’nun güçlü bir sinyalin nitelikleri dediği özelliğe sahip olması gerekir. Yani, etiketleme dikkat çekici olmalı, firmalar ve müşterileri arasındaki bilgi asimetrisini azaltmalı ve bilgi netliği, kazanç şeffaflığı ve güvenilirlik sağlamalıdır. Karbon ayak izi etiketleri güvenilir olmalı ve kötüye kullanılmalarının olumsuz sonuçları (örneğin para cezaları) olmalıdır. Endüstri standartları genellikle, tüketicinin böyle bir sisteme olan inancını tehlikeye atabilecek bir uygulama mekanizmasından yoksundur.
Sürdürülebilir Kalkınmada Karbon Ayak İzinin Azaltılmasına Yönelik ÖnermelerBuna karşılık, karbon ayak izi etiketlemesinin hükümet tarafından düzenlenmesi, endüstriler, eyaletler ve belki de ulusal sınırlar arasında tekdüzelik ve özgüllüğü dikte etme yetkisine sahip olacaktır. Sonuç olarak, tüketiciler, üretici iddialarını doğrulamak ve ürün karşılaştırmaları ve satın almalar yapmak için açık, dürüst ve standartlaştırılmış kriterlere güvenebilecekler. Beslenme etiketlemesinden kaynaklanan artan anlayış, doğrulana bilirlik ve tüketici kafa karışıklığının ortadan kaldırılması, bu mevzuatın ana itici güçlerinden biridir.
Mevcut etiketleme çabaları, gönüllü endüstri etiketlemesinin tüketiciler için her zaman istenen sonucu vermediğini göstermektedir. Örneğin, organik etiketlemenin kendisiyle ilişkili minimum mevcut düzenlemesi vardır ve eleştirmenler bunun tüketicileri yanılttığını ve kafasını karıştırdığını ve eyaletler arası ticareti engellediğini iddia etmektedir. Bu tür tartışmalar endüstri liderliğindeki programların güvenilirliğine zarar verir. Froot Loops, Cocoa Krispies ve Fudgsicle çubuklarını “Smart Choices” olarak nitelendiren gıda endüstrisi sponsorluğundaki Smart Choice programı FDA’nın öfkesini çekmiştir. Campbell şöyle özetlemektedir; araştırmalar, hükümet tüzüklerinin sosyal açıdan sorumlu kurumsal çevre davranışını kolaylaştırmada en etkili olduğunu gösteriyor.

Öneri 1

Tüketiciler, hükümet tarafından düzenlenen bir karbon emisyonu etiketine gönüllü bir endüstri liderliğindeki etikete göre daha fazla güven duyacaklar. Karbon emisyonu etiketlemesini zorunlu kılmanın, karbon seviyeleri için belirli hedefleri zorunlu kılmadığını, sadece bu seviyelerin rapor edileceğini utulmamalıdır. Böylelikle firmalar karbon emisyonlarını ne kadar azaltacaklarına karar vermekte özgür olacaklar, ancak karbon emisyon raporlamasının sağladığı bu şeffaflık rakiplerin emisyonlarını etkileyecektir.
Bu nedenle, endüstri rekabetinin seviyesi, firmaların karbon emisyonlarını ne kadar azaltacağını etkileyebilir. Daha yoğun endüstrilerdeki firmalar tipik olarak daha düşük rekabet seviyeleriyle karşı karşıyadır ve rekabet mevcut olduğunda, daha az yoğun endüstrilere göre daha az yoğun olma olasılığı yüksektir. Rekabet arttıkça, firmalar genellikle kendilerini farklılaştırmalı ve tüketiciler için daha fazla seçenek sunmalıdır (örneğin, Bir farklılaştırma yöntemi, karbon ayak izleriyle ilgili olabilir. Rekabet arttıkça, firmalar kendilerini farklılaştırmak için karbon emisyonu azaltma faaliyetlerine daha fazla kaynak harcayabilirler. Bir sektördeki bir firma, karbon ayak izini azaltarak kendisini farklılaştırdığında, diğer firmalar orijinal firmaya karşı koymak için bu seviyeye ulaşmaya mecbur hissedebilir ve böylelikle yararlı bir karbon emisyonu azaltma döngüsüne yol açabilir.Sürdürülebilir Kalkınmada Karbon Ayak İzinin Azaltılmasına Yönelik Önermeler
Ancak, endüstri rekabeti arttıkça karbon emisyonlarındaki azalma devam etmeyebilir; rekabet, firmaları müşteri memnuniyeti veya firma verimliliği gibi daha acil sorunlara yanıt vermeye yatırım yapmaya zorlayabilir. Öte yandan, daha az yoğun bir endüstri birçok küçük firmayı kapsayabilir. Küçük firmalar büyük firmalardan daha çevik olabilirken, aynı zamanda daha az gevşek kaynaklara sahiptirler.
Karbon emisyonlarını düşük seviyelere indirmek, yetersiz kaynaklara erişimi gerektirir. Bu nedenle, daha yüksek yoğunluklu endüstrilerdeki firmalar emisyonları azaltmaya ihtiyaç duymayabilirken, daha az konsantre endüstrilerdeki firmalar emisyonları azaltmak için gerekli kaynaklara sahip olmayabilir.

Öneri 2

Sanayi yoğunlaşmasının, karbon emisyonu seviyesi üzerinde ters U şeklinde bir etkisi olacaktır; Orta derecede yoğunlaşmış endüstrilerdeki firmalar, düşük veya yüksek konsantrasyonlu endüstrilerdeki şirketlerden daha az karbon emisyonuna sahip olacaklardır.

Firma Özellikleri

Firmaya özgü özellikler karbon emisyonlarını etkilemelidir. Sürdürülebilirlikle ilgili üç firma özelliğine odaklanıyoruz: bir firmanın yenilik seviyesi, bir firma üzerindeki tüketici etkisinin seviyesi ve bir firmanın ürün portföyü genişliği ve coğrafi genişleme yoluyla çeşitlendirmesi. Karbon emisyonunun azaltılması, teknolojik yenilik ve tüketici talebinin önemli hale gelmesini gerektirir. Firmalar, ürün genişlikleri ve pazar genişlikleri yoluyla, ürünün seviyesini ve azalma oranını etkileyebilirler.
İnovasyon uzun süredir bir firmanın temel bir işlevi ve bir değer yaratma kaynağı olarak görülmüştür. Firma ve ürün farklılaştırması yoluyla rekabet avantajı yaratılmasını kolaylaştırarak firma performansını iyileştirir ve firma riskini düşürür. Yenilikçi firmalar, pazarlara ve müşteri ihtiyaçlarına duyarlıdır ve bu nedenle emisyon seviyelerini düşürme ihtiyacının farkına varmalıdır. Yenilikçi bir kültüre sahip firmalar bu enerjiyi kullanabilmeli ve emisyon seviyelerini düşürmeye doğru yönlendirebilmelidir. Buna karşılık, bir firmanın marka değeri, emisyon azaltımları yoluyla iyileştirilebilir; tüketiciler, ürünü satın alarak çevresel bir nedeni desteklediklerini hissedebilirler.
Araştırmalar, KSS’nin güvenilirlik ve dürüstlük için bir itibar oluşturmaya ve paydaşların bir firma hakkındaki algılarını ve özdeşleşmeyi artırmaya yardımcı olduğunu göstermektedir. Dahası, CSR firma riskini de azaltır ve karbon ayak izi etiketlemesinin de benzer etkileri olmasını beklenmektedir.
Ampirik kanıtlar, firmaların yüksek düzeyde inovasyon, KSS ve müşteri memnuniyetinin etkileşimi yoluyla finansal olarak fayda sağladığını göstermektedir. Yenilik düzeyi yüksek olan müşteri memnuniyeti veya CSR yüksek seviyede birleştirilmesi mali faydaları firmaların gelişmiş algıları yoluyla dolaylı olarak ortaya çıkabilir.

Öneri 3

Firma teknolojik yenilikçiliği ve karbon emisyon seviyesi, firma performansını etkileyecek şekilde etkileşime girecektir; Düşük emisyonlu yüksek yenilik firmaları diğerlerine göre daha yüksek finansal performansa ve daha az finansal riske sahip olacaktır. Arora ve Cason genel halkla daha az teması olan firmaların, gönüllü EPA çevre programlarına uyma olasılıklarının daha düşük olduğunu bulmuştur. Daha düşük karbon emisyonları için daha fazla tüketici tercihi, emisyon azaltma hedeflerine daha sıkı vurgu yapılmasına yol açmalıdır.
Benzer şekilde, bu ürünleri tüketim malları üretmek için kullanmayan işletmelere ürün satan firmalar, emisyonları azaltmak için daha az baskı ile karşılaşabilir. Bu “yukarı akış” firmalar, ticari müşterilerinin karbon emisyonlarına fiyat veya ürün spesifikasyonuna bağlılık gibi özelliklerden daha az önem verdiğini görebilir. Eğer öyleyse, tüketim malları üreticileri için parça veya hammadde üreten firmalar kadar emisyon azaltma ve etiketleme ile ilgilenmeyeceklerdir.Sürdürülebilir Kalkınmada Karbon Ayak İzinin Azaltılmasına Yönelik Önermeler
Karbon emisyonlarını azaltma motivasyonları, tüketim malları firmaları arasında bile farklılık gösterebilir. McDonalds gibi bazı firmalar ürünleri doğrudan tüketicilere yaratır ve satarken, P&G gibi diğer firmalar Wal-Mart gibi bir aracı perakendeci aracılığıyla satış yapar. Doğrudan tüketicilere satış yapan firmaların, yapmayanlara göre karbon ayak izi seviyelerini azaltma ihtiyacı hissetme olasılığı daha yüksektir. Diğer yandan, Wal-Mart gibi perakendeciler yeterince güçlü olabilir ve tedarikçileri karbon ayak izi etiketlemesi ile ilgili hedeflerine uymaya zorlamaya istekli olabilir. Böylelikle, tüketiciye bağlantının yakınlığı ile ilgili tahminlerin doğruluk derecesi, perakendecinin amaçları ve gücü tarafından yönetilecektir.

Öneri 4

Firmaların karbon emisyonlarını ne ölçüde düşürdükleri, tüketici tepkilerinin firmayı ne ölçüde etkilediğine bağlı olarak hafifletilecektir. Tüketici tepkisinden daha az etkilenen firmaların emisyonlarını düşürme olasılığı daha düşük olacaktır.

Öneri 5

Müşterilerden daha uzak olan firmalar (örn. B2B firmaları), tüketicilerle doğrudan ilgilenen firmalara (örn. B2C firmaları) göre karbon emisyonlarını azaltmak için daha az kaynak harcayacaklardır. Pazar büyüklüğü ve pazar payı, firma ürünleri için daha düşük karbon emisyon seviyelerinin ilgili öngörücüleri olmalıdır. Szymanski vd. pazar payı ile bir firmanın kalitesi, reklam harcamaları, Ar-Ge harcamaları ve ürün yelpazesi genişliği arasında pozitif ilişkiler bulmaktadır. Diğer yandan araştırmalar, artan pazar payının azalan müşteri memnuniyeti daha düşük fiyatlar ve yetersiz karlarla ilişkili olduğunu göstermektedir.
Dahası, büyük firmalar küçük firmalara göre daha çeşitli müşteri tabanlarına sahip oldukları için, müşterilerin çoğunluğuna hitap etmeyen projelerin peşinde koşmak büyük bir firmanın çıkarına olmayabilir. Aynı mantığın karbon emisyonları için de geçerli olduğunu iddia edilmektedir. Firmalar, çeşitlendirme ve küreselleşme gibi başka yollarla daha düşük emisyon seviyelerine ulaşabilirler.
Maddi olmayan varlıkların, bu durumda karbon emisyon bilgisinin iyileştirilmesi, firmaların çeşitlendirme ve çok uluslu hale gelme yoluyla elde ettikleri temel faydalardan biri olarak önerilmiştir. Birden fazla ürün hattına sahip firmalar, bir ürün için karbon ayak izini azaltma konusunda edindikleri bilgileri diğer ürünlerine aktarabilirler. Başka bir deyişle, çeşitlendirilmiş bir firma, karbon ayak izini nasıl azaltacağına dair daha az çeşitlendirilmiş bir firmaya göre daha fazla bilgi biriktirmelidir. Benzer şekilde, karbon emisyonları yönetimi hakkında bilgi de çeşitlendirilmiş firmalar tarafından öğrenme eğrisi ekonomileri yoluyla geliştirilebilir. Son araştırmalar, bilgi edinmenin çeşitlendirme temelli birleşmeler için birincil motivasyon ve başarı nedeni olduğunu göstermektedir.
Küreselleşmiş firmalar için artan karbon emisyonu bilgisi argümanı, çeşitlendirilmiş firmalar için olana benzerdir çünkü küreselleşme bir çeşit çeşitlendirme olarak kabul edilir. Çok uluslu firmalar, iş yaptıkları ülkelerde farklı düzenlemelerle karşı karşıyadır ve girişimleri boyunca deneyimlerinden elde ettikleri iç görüleri uygulayabilirler.
Firma çeşitlendirmesi ile firmanın karbon ayak izi seviyelerini azaltma yeteneği arasındaki ilişki doğrusal olmayabilir. Bununla birlikte, bir firma ne kadar çeşitlenirse, o kadar karmaşık hale gelir ve yönetimsel ilgi daha fazla bölünebilir. Bu artan karmaşıklık, firmanın emisyon seviyelerini ne kadar azaltabileceğini sınırlayabilir; yönetimsel ilginin yeniliğin temel itici gücü olduğu gösterilmiştir. Bir yandan, bir firma ne kadar çeşitlenirse, firmaya emisyon seviyelerini iyileştirmesi için baskı yapan dış paydaşlarla karşılaşma olasılığı o kadar artar.
Diğer yandan, bu tür talepler sonuç vermeyebilir, çünkü çeşitlendirilmiş firmalar daha az dışa yönelimli olma eğilimindedir. Bu paydaşlara karbon emisyonunun azaltılmasıyla ilgili olarak yanıt verme motivasyonunu etkileyen faktörlerden biri, bir firmanın piyasa yönelim derecesi olabilir. Daha pazar odaklı olan firmaların bilgiyi özümseme ve çevrelerinden öğrenme fırsatlarından yararlanma olasılıkları daha yüksektir. Daha da önemlisi, pazar yönelimi hem ifade edilen hem de gizli müşteri ihtiyaçlarına odaklanır.
Tüketicilerin karbon emisyonu seviyesinin azaltılmasına değer vermesi muhtemel olduğundan, çeşitlendirilmiş piyasa odaklı firmalar, karbon ayak izi seviyelerini azaltmada diğer firmalardan daha iyi performans göstermeye daha istekli ve yetenekli olmalıdır.

Önerme 6

Hem genişlik hem de küreselleşme yoluyla çeşitlendirme, karbon emisyonlarının seviyesi üzerinde U şeklinde bir etkiye sahip olacaktır; Orta derecede çeşitlendirilmiş firmalar, az ya da çok çeşitlendirilmiş firmalardan daha düşük emisyon seviyelerine sahip olacaktır.

Önerme 7

Bir firmanın pazar odaklılık seviyesi arttıkça, ürününün karbon emisyonları azalacaktır.

Önerme 8

Çeşitlendirmenin U şeklindeki etkisi, pazar yönelimleri arttıkça firmalar için daha az telaffuz edilecektir.

Kaynakça:
https://www.betterworldsolutions.eu/9-steps-for-industries-to-reduce-your-carbon-footprint/
https://www.emerald.com/insight/content/doi/10.1108/MSCRA-06-2020-0016/full/html

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir